Posts Tagged ‘Danıştay’

Apaçık Darbe, Göstermelik Demokrasi!

// Haziran 6th, 2008 // No Comments » // Başörtüsü, Haber

Tüketiciler Birliği açıklama yaparak Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararı ağır bir dille eleştirdi.

Anayasa Mahkemesi’nin anayasa değişikliği kararını eleştiren birlik, mahkemenin iptal etme hakkı olmadığını belirterek, “Artık askeri darbeler dönemi bitmiş yargı darbeleri dönemine girilmiştir. Ya 70 milyon bu ülkeyi terk etmeli yahut milleti yok sayan yargıçlar.” açıklamasını yaptı.

Birlik, Türkiye’de yaşanan demokrasinin göstermelik olduğunu savundu. ”Artık kimse bu ülkede demokrasi, cumhuriyet, insan hakları, seçim gibi kavramlardan söz etmesi doğru değildir. Çünkü akıl ve hukuk bu ülkeyi terk etmiştir.” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, yargı darbesinden kurtulmanın yahut teslim olmanın yollarını ironik bir dille duyuruldu.

Adı : Türkiye

Yönetim şekli : Yargısal vesayet

Meclis : Göstermelik

Milletvekilleri : Göstermelik

Anayasası : Darbecilerin ruh haritası

BİR: TBMM derhal toplanmalı ve Anayasa Mahkemesi’nin kararını yok sayan bir karar alıp ardından anayasa değişikliğine oy veren tüm milletvekilleri derhal istifa etmelidir.

İKİ: Başbakan Çankaya’ya çıkıp derhal istifa etmelidir.

ÜÇ: Acilen erken seçime gidilmelidir.

DÖRT: Bu darbe karşısında Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi üyelerinin TBMM’ye karşı darbe yapan üyelerini ‘darbe yapmak’ suçuyla görevden almalıdır.

BEŞ: Çankaya Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay üyelerinden oluşan yargıçlar hükümet kurulması için görev vermelidir.

ALTI: Yapılacak ilk yerel ve genel seçimlerde Türk halkı sandığa gitmemelidir.

YEDİ: Hep birlikte vatandaşlıktan çıkmak için müracaat İç İşleri Bakanlığı’na dilekçeleri verilmeli ve Birleşmiş Milletler’in Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme’sinin haklarından yararlanmak üzere BM’nin Ankara Temsilciliği’ne müracaat etmelidir.

TimeTürk Haber Merkezi

Planlı bir operasyon… [Ahmet Altan]

// Mayıs 26th, 2008 // No Comments » // Köşe Yazısı

Planlı Bir Operasyon – [Ahmet Altan / Taraf]

Ülke, tehlikeli bir durumla karşı karşıya.

Yargıtay’ın muhtırasının amacını, daha o muhtırayı okur okumaz anlamıştık ama bunun sadece Yargıtay’a ait bir çıkış olduğunu sanmıştık.

Ardından Danıştay…

Dün de Üniversitelerarası Kurul gelince…

Tabloyu daha net görebildik.

Türkiye’nin dünyaya açılmasına, evrensel hukuk kurallarını uygulamasına, barış ve huzur içinde yaşamasına, Avrupa Birliği üyesi olmasına, sorunlarını “akılla” çözmesine karşı olan güçler “planlı bir operasyon” başlatmışlar.

Halkın iradesinin önünü tıkamak için harekete geçmişler.

Bu muhtıralar zincirinin son halkası olarak bir de Genelkurmay muhtırası gelirse hiç şaşırmayacağım.
İş, oraya doğru gidiyor çünkü.

Yargı rahatsız, üniversite rahatsız…

Eh, tabii ordu da bundan rahatsız…

Ve gereğini yapıyor…

İşte bu görüntüyü yaratmak için koordinasyon içinde adım adım ilerliyorlar.

Tabii, unuttukları bir şey var.

Halk bu tür planlardan hoşlanmıyor.

İnsanlar artık ülkeleri hakkında kendi fikirlerini söylemek istiyorlar.

“Ankara bürokrasisinin” çıkarlarının kendi çıkarlarıyla uyuşmadığını biliyorlar.

22 Temmuz’da bunu bildiklerini açıkça gösterdiler.

“Bürokratların” ellerinden bırakmak istemedikleri egemenliklerini sürdürmelerine izin verebilecek koşullar Türkiye’de de, dünyada da bulunmuyor.

AKP “Kapatma Davası” İle İlgili İlginç Bağlantı

// Mayıs 26th, 2008 // No Comments » // Analiz

Kapatma iddianamesinin iki temel dayanağı var: Bunlardan birincisi, Anayasa’nın 10′uncu ve 42′nci maddelerinin Meclis tarafından değiştirilmesi.

Her ne kadar o iki madde AKP, MHP ve DTP’li milletvekillerinin toplam 411 oyuyla değiştirilmiş olsa da… Yargıtay Başsavcısı diğer partileri ve Meclis iradesini es geçiyor ve olayı AKP’nin üzerine yıkıyor; “Üniversitede türbana serbestlik sağlayarak laikliğe aykırı davrandılar” diyor.

Anayasa Mahkemesi (AYM) önce bu davaya bakacak. AYM, Anayasa değişikliklerini ancak ‘ şekilsel’ olarak denetleyebiliyor. Yani, yeterli oyu almış mı, imzası, mührü tamam mı; ona bakıyor.

Normal şartlarda, CHP’nin başvurusunu reddetmesi, ” Biz bunu ‘ içerik ‘ açısından inceleyemeyiz çünkü böyle bir yetkimiz yok ” demesi gerekiyor. Zaten raportörün de yorumu bu.

AYM bunu dediği anda, kapatma iddianamesinin en önemli iki dayanağından biri anlamsız hale gelecek.

Yargıtay bildirisi işte bunu engellemeye çalışıyor: Satır arasında, AYM’nin yetkilerini aşarak, 10 ve 42′nci maddeleri iptal etmesini istiyor.

Şunu da unutmayalım: Yargıtay’daki 32 Daire Başkanı, bu bildiriye imza atarak, Yargıtay Başsavcısı’nın hazırladığı iddianamenin arkasında olduklarını ortaya koydu. Yani AKP’nin kapatılmasını istediklerini apaçık gösterdiler.

Gelelim ikinci önemli dayanağa: 17 Mayıs 2006′da Alparslan Arslan, Danıştay’a saldırdı. Üyelerden Mustafa Yücel Özbilgin’i öldürdü.

Hemen Arslan’ın, İslamcı bir militan olduğu söylendi. Saldırı ” Türkiye’nin 11 Eylül’ü ” ilan edildi. Dönemin Cumhurbaşkanı Sezer, saldırının laikliğe karşı yapıldığını ilan etti. Bu şekilde kışkırtılan insanlar Hükümet ve AKP aleyhine gösteriler yaptı.

Halbuki kaçarken yakalanan Arslan’ın, Ergenekon adlı çeteyle ilişkili olduğu ortaya çıktı. ‘ Ulusalcı’ denilen ideolojiye daha yakın bir tetikçiydi.

Alparslan Arslan Davası sürerken, mahkemeye, Ergenekon bağlantısıyla ilgili sürüyle delil sunuldu. Fotoğraf bile vardı.

Ancak Başsavcı, kapatma iddianamesinde bu verileri göz ardı etti. Hükümeti ve AKP’yi, laiklik düşmanlarını cesaretlendirmekle ve böylece Danıştay saldırısına uygun bir atmosfer oluşturmakla suçladı.

Bu arada Arslan Davası’na bakan mahkeme de olayı dar bir çerçevede değerlendirmiş, kararını büyük resme bakmadan vermişti.

Davanın savcıları temyize gitti. Böylece “Danıştay’a Saldırı Davası”, Yargıtay’ın yolunu tuttu.

Vaziyete bakar mısınız: Yayınladığı bildiriyle AKP’nin kapatılmasını arzuladığını gösteren Yargıtay, şimdi de Alparslan Arslan Dosyası’nı ele alıyor:

1) Eğer Ergenekon bağlantısına dikkati çekerek kararı bozarsa, kapatma iddianamesinin ikinci dayanağı da çökmüş olacak.

2) Tersine… Kararı onarsa, bu kez de iddianamedeki ” şeriatçılara atmosfer yaratma ” suçlaması güçlenecek.

Tekrar hatırlatalım: Yargıtay Daire Başkanları, ‘ tarafsız’ olmaları beklenen birer ‘ yargıç’. Ama bu yargıçlar, malum bildiriye imza koyarak, bir ” savcının ” (yani aynı kurumda çalıştıkları Başsavcının) iddianamesine destek verdi!

Soralım: Burada bir ‘ kendi davasına bakma’ durumu yok mu? ” Yargıç kendi davasına bakamaz ” en temel hukuk kaidesidir de; o bakımdan soruyorum.

Dikkati çekelim: Fotoğrafın ortaya çıkışından bunca zaman sonra, tam da dosya Yargıtay’ın önüne gelmişken, “Ergenekon’dan tutuklu Veli Küçük’ün yanındaki kişi Alparslan Arslan değil, bir başkası” diye haberler yapılması sizce tesadüf mü?

Başka sorum yok!

StratejikBoyut

Dur Ey Sayıştay, Bari Sen Yapma! – [Genç Siviller]

// Mayıs 23rd, 2008 // No Comments » // Haber

Genç Sivillerden yine yerinde bir tekpi;

Yargıtay, Danıştay’dan üst üste gelen muhtıralardan sonra yaptığımız hesaplara göre birazdan da Sayıştay halka, parlamentoya, hükümete ve Avrupa Birliği’ne bir muhtıra verecek.

Bugüne kadar darbeler bir gece ansızın geldi, darbelerin tarihini önceden tahmin edemedik ve bu yüzden de hiçbirini olmadan önce durduramadık.

Birer gün arayla Yargıtay ve Danıştay’dan gelen açıklamalarla bugün ilk kez bir muhtıranın ne zaman yapılacağını kestirebiliyoruz.

Genç Siviller olarak; bir muhtırayı verilmeden önce durduracak olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Şimdi Sayıştay binasında “Yargıtay ve Danıştay muhtıra verdi, bizim neyimiz eksik. Biz de bu cumhuriyetin çocuğu değil miyiz, neden biz geride kalalım, yoksa bizim için ne derler” diye konuşmalar geçiyor olabilir.

Buradan Sayıştay’a sesleniyoruz. Dur ey Sayıştay. Muhtıra vermeden önce bir kez daha düşün. Gaza gelme, bari sen yapma, acı bize, çoluğumuz çocuğumuz var, geleceğimizle ilgili ümitlerimiz var. En azından borsanın kapanmasını bekle.

Bak sen de muhtıra verirsen Ankara’yı kasıp kavuran bu demokrasi düşmanı kolera salgını Karayolları Genel Müdürlüğü’nden, Emekli Sandığı’na, Diyanet İşleri’nden, Su İşlerine kadar diğer kurumlara da sıçrayacak.

Bu şımarık muhtıralarla demokrasimizi hala ‘tay tay’ adımlarla yürümeye zorlayan devlet memurlarını; makam odalarının penceresinden, lojmanlarının balkonundan, makam arabalarının camından, lokallerinin bahçesinden hatta tatil köylerinin duvarlarından dışarı bakmaya davet ediyoruz.

Biz değiştik, Türkiye değişti, Dünya değişti.

‘Yargı’larınız size kalsın, işinizi yapın, size ‘danış’ırsak konuşun, ve demokrasiyle savaşmayın, sayışın.
Yer: Sayıştay önü (Eskişehir Yolu)

Tarih: 23 Mayıs BUGÜN

Saat: 15.00

Saygıdeğer Yargıçlar! – Benim Adıma Karar Verme…

// Mayıs 22nd, 2008 // No Comments » // Kategoriler, İktibas

Her geçen gün internet üzerindeki tepki sitelerine, bloglarına bir yenisi eklenmekte. Aşağıda gördüğünüz metin de bu sitelerden birinde, http://benimadimakararverme.blogspot.com sitesinde yer alıyor. Şayet aşağıdaki metni benimsiyorsaniz Adınız ve Soyadınız yazılı `bu bildiriye katiliyorum` ibareli bir e-postayı benimadimakararvermeyin@gmail.com adresine gondermeniz isteniyor…

Saygıdeğer Yargıçlar;

21 Mayıs 2008 günü, “adına yargı yetkisi kullanmaktan onur duyduğu Yüce Milletiyle paylaşmak gereğini duyduğunuz” bir bildiri yayınladınız. Adına yargı yetkisi kullandığınız bu milletin bir bireyi olarak, kullandığınız yetki ve sorumluluğunuzun çerçevesini hatırlatma ihtiyacı hissettim.

“Demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti” idealine sonuna kadar inanan, Cumhuriyetin temel niteliklerini benimsemiş, sahiplenmiş ve onları koruyup yüceltme uğruna gayretle çalışan bir birey olarak;

Toplumun çözüm bekleyen sorunlarının başında gelen yargısal sorunların çözümünde hiç bir katkı yapmayacaksanız,

İşgal ettiğiniz makamlarınızı siyasal görüşlerinize alet edecekseniz,

Toplumdan “anayasayı değiştireceğim” vaadiyle oy alan bir partinin yeni anayasa yapma girişimini ve Meclis’in Anayasa yapma yetkisini engellemeye kalkacaksanız,

Ve bunu millet adına karar verme yetkinizi kullanarak yapacaksanız,

Yayınladığınız bildiriyle halen Anayasa Mahkemesi’nde dava konusu olan, Anayasa maddeleri değişiklikleri hakkındaki davanın seyrini etkiyelecek şekilde doğrudan yargıya müdahale edecekseniz,

Ve hatta, Anayasa maddelerini değiştirmek gibi asli yetkisini kullanan yasama organını hedef gösterecekseniz,

Avrupa Birliği müzakereleri sürecinde öncelikli olarak yapılması gereken yargı reformuna pozitif katkı yapmak bir yana, sırf AB sürecini baltalamak için reformlara karşı çıkacaksanız,

Bireyi, devlet dahil her türlü otoritenin baskısına karşı koruyup, onun haklarını temin edecek bir hukuk anlayışını benimsemeyecek; devleti, bireyin ve milletin önünde ve üstünde tutacak ve kararlarınızı buna göre verecekseniz,

Benim adıma karar vermeyin.